12.11.11

bir tatlı klasiği

trakya bölgesinde bi sürü yerde şubesi olan "balaban" adında bi tatlıcı var. baklavaları ayrı güzel, kışın bozaları yazın dondurmaları ayrı. benim bildiğim kadarıyla lüleburgaz'da, babaeski'de, tekirdağ'da ve edirne'de şubeleri var. bi de istanbul'da küçükçekmece'de varmış. o kadar süper olamalarına rağmen istanbul'un merkezî yerine iki şube daha açmamışlar. zaten kredi kartı de geçmiyo. bi artistlik bi kendine güven. neyse lan güya adamların reklamını yapıcaktım itin götüne soktum.
bozaları son zamanlarda muhallebi kıvamında, eskiden daha akıcı bi kıvama sahipti. ama deneyin bence, burda içtiklerinizden çok daha fazla hoşunuza gidicektir.
dondurmaları zaten müthiş. hele ki sade olan. gerçekten mis gibi. fazla çeşit yok ama olsun.
bi de topek diye kuvvetle muhtemel kıçlarından uydurdukları bişey var, ama güzel uydurmuşlar. beşer onar yiyoruz. profiterol toplarını çikolatayla kaplayıp dışını da fıstığa hindistan cevizine falan bulamışlar.

ve, fiyatları çok uygun.

şimdi siz bana inanmazsınız diye de sosyal medyada küçük bi araştırma yaptım. millet ne demiş diye. pek bişey dememişler aslında:
bir iki üç dört

{}

bazen çok acayip ruh hallerine giriyorum. dün yürüyoduk istiklal'de. lan dedim. bi tane istiklal caddesi var dünya üzerinde ve benim için çok normal bişey orda yürümek. yani orda yürümemiş olan bi sürü insan var, orda yürümemiş olmasını kıçına takmayan daha müthiş yerlerde yürüyen insanlar var, istiklal'in varlığından haberdar olmayan insanlar var, ya da üzerinde yürümüş olmasına rağmen oraya yabancı olan insanlar var. ama ben -avucumun içi kadar olmasa bile- çok iyi biliyorum orayı hatta dünyada en iyi bildiğim yer sanırım. ve bu güzel ama bi yandan da çok enteresan bi durum bence. 

bi de mesela şanzelize caddesine belki de hiç gitmiycem ama bi kere gitmek de benim hayatımda bişey değiştirmiycek. ben öyle bi insanım çünkü. öyle turistik gezileri fazla sevmiyorum. gidiyim orda kalayım yani iki yıl. yaşamımın bi kısmı orda geçsin. facebook'ta "lives in şanzeliiize" yaziyim. bi süre için "oralı" oliyim. bence öyle daha çok eğleniriz. bi yılda yirmibeş tane ülke gezip hepsinden magnet toplamanın bi anlamı yok yani.

hemen de şanzelize'ye girdim. daha bağdat caddesi'ne gitmişliğim sayılıdır.

31.10.11

{}



hayatında hiç can bonomo dinlememiş olan insanlara sesleniyorum:
dinleyin.

24.9.11

{}

01.22 ve 00.30
haksız mıyım?

23.9.11

hayat çok acaip bi yer olabiliyo bazen

bunu, nasıl oldu bilmiyorum ama yeni gördüm. dedem gofret ve ben dizisiyle aklıma kazınmış çocuk, ali biçim ve murat dalkılıç. hepsi zihnimde öyle farklı yerlerdelerdi ki, şu an bu kadronun bi araya gelmiş olduğunu öğrenmem beynimde duraklamaya ve kan akışımda hızlanmaya neden oldu.

bu üçlünün beni mutlu edebileceği kimin aklına gelirdi?

16.9.11

{}


geçen gün müzik kanallarını tarıyodum öyle. birinde seksendört'ün bu klibi çıktı. normalde o grubu ailece sevmeyiz, direk çevircektim ama bi baktım, klipte kim oynuyo? televizyon makinasından beri sevdiğimiz murat akkoyunlu. ve klip çok komik. yani şarkı ve verilmek istenen mesaj (?) duygusal falan ama bu grubun bu şarkısına absürd bi klip çekmek, bi de murat'ı oynatmak kimin aklına gelmişse.

yalnız yorumlara baktım, herkes klibe bayılmış. benim mi anlamadığım bişey var lan?